Görsel Kuşatma Çağında Tesettür: Zarif Bir Direniş ve Özgürlük

 

Günümüz dünyasında güzellik, ne yazık ki sadece "görünürlük" üzerinden tanımlanıyor. Oysa bizler, "Allah güzeldir, güzelliği sever" düsturunu ilke edinmiş bir inancın mensuplarıyız. İslam, estetiğe veya güzel olana karşı değildir; aksine estetiği iffet ve vakar ile taçlandırarak ona derinlik kazandırır.

​Bugün tesettür özelinde yaşadığımız en büyük meydan okuma; güzel görünme arzusunun, örtünmenin özündeki o koruyucu ruhu gölgelemesidir.

Tesettür: Güzelliği Yok Etmek mi, Korumak mı?

​Tesettür, kadının güzelliğini silip atan bir engel değil; o güzelliği sadece hak edene saklayarak kutsallaştıran bir kalkandır. Eğer seçtiğimiz kıyafetler bizi mütevazı kılmak yerine daha fazla ilgi odağı haline getiriyorsa, orada bir "mana kayması" yaşıyoruz demektir.

​Modern dünyanın "tüketilmesi gereken moda" anlayışına karşı, inancımızın sunduğu "korunması gereken vakar" bir özgürlük ilanıdır. Şu iki soru, modern zamanın karmaşasında bize en dürüst aynayı tutacaktır:

​“Ben bu hali Rabbimin rızası için mi, yoksa başkalarının beğenisi için mi tercih ediyorum?”

​“Aynaya baktığımda gördüğüm kişi, geçici akımların bir parçası mı, yoksa kalıcı bir değerin temsilcisi mi?”

Yorumlar